Motorlu Taşıtlar Vergisi

  • 0

Bugün son gün, MTV ödemeyi unutmayın!

Klavyede 7 parmak

  • 0

Geçen gün bir toplantı sırasında dalgın dalgın bakarken farkettim. Bir arkadaşım 7 parmak  klavye kullanıyor. Evet, 10 parmağı sapa sağlam duruyor fakat 7’si bile klavyeye bakmadan yazması için yetiyor. Sol serçe, sağ yüzük ve serçe pasif durumda takılıyor, diğer parmaklar onların yerini dolduruyor. Yaza yaza idealinin 7 olduğuna kanaat etmiş olmalı ki, ancak ben söylediğimde bir test yaparak “Evet abi, bunları kullanmıyormuşum” dedi...

 

 

Sürekli kullandığın bir araç varsa, vücut ezberliyor ne yapması gerektiğini işte :)

 

Güncelleme: Bu yazımdan hemen sonra bir başka arkadaşımın sol yüzük, orta ve baş; sağ yüzük ve orta parmak olmak üzere yalnızca 5 parmak kullanarak metin editörlüğü yaptığına şahit oldum. Hatta dumur oldum. Bir gün üçümüzü toplayıp; 10 parmak mı, 7 parmak mı yoksa 5 parmak mı daha hızlı yazıyor diye görmek için kapışmak istiyorum :)

 

 

 

Windows 8 ekran çözünürlüğü sorunu

10 inç bilgisayarı açtığınızda bütün programlarda ekran çözünürlüğüzle ilgili hata mesajı çıkıyorsa, aşağıdaki adımları takip etmeniz gerekiyor. Lenovo s10-3t için test edildi, onaylandı. Dokunmatik ekran da çalışıyor ;)

Windows düğmesine basıp “regedit.exe” yazın, karşınıza gelecek uygulamayı açın.

HKEY_LOCAL_MACHINESYSTEMControlSet001ControlClass{4D36E968-E325-11CE-BFC1-08002BE10318}000 diye uzun bir yol gidin. Bazen 0000 yerine 0001’de olabiliyor, içinde bulacağınız şey:

Display1_DownScalingSupported olmalı. İki tıklayın ve açın, değeri 0 görünüyorsa, 1’e çıkartın. Şimdi pencereyi kapatıp bilgisayarı baştan başlatabilirsiniz.

Açıldığında bir sürü yeni ekran çözünürlüğünüz olacak:

Yatay (normal) çözünürlükler:

1152 x 864

1024 x 768

1024 x 600 (varsayılan)

800 x 600

Dikey çözünürlükler:

864 x 1154

768 x 1024

600 x 1024 (varsayılan)

600 x 800

Peki ekran çözünürlüğünü nasıl değiştirirsiniz?

Masa üstüne gidin, sağ tıklayın. Ekran çözünürlüğü seçeneğini seçin.

Çözünürlük seçim kutusundan istediğinizi seçin,

Uygula deyin ve ekran bi kaç kapanıp açılır, yeni çözünürlüğünüz kullanıma hazırdır. Artık MetroUI (Modern UI)’deki uygulamaları kullanabilirsiniz.

Axcess Free / Ne istediğini bilenlere

Axcess Free diye bir kart çıkmış reklamını yapıyor, ne zamandır yazacağım diyorum yazmıyorum. Ben biliyorum bu kartı kullanacakları. Uyuz hepsi bunların. Benim de var böyle uyuz tanıdıklarım. Ba ba ba, sipariş verişe bak:

“Şef salata. Mısır istemiyorum. Marul akdeniz, domates kurutulmuş, peynir kızarmış olsun. Sosu üstünde gezdirmeyin yanında getirin lütfen. Bi de içine kruton, az kızarmış.”

Git evinde yap o zaman o salatayı, $#%&^” kadın! Ne istediğini biliyomuşmuş...

Al bu da araba yıkatan abimiz:

“İç dış olsun. Üç tur köpük sıkın ama fırça kullanmayın. Jantları iyice parlatın. Bi de pamuklu bezle silin, kaporda çizilmesin. En son da döşemeleri süpürün.”

O köpük kaç para biliyo musun, bahşiş bırakacak mısın o kadar uğraşayım? Kredi kartıyla araba yıkatıyor, bak bak bak! %[email protected]€=) adam seni! Ne istediğini biliyomuşmuş...

Şaka bi yana aslında güzel reklamlar ama bende Axcess Free kartının uyuzları toplayan bir çatı olacağı hissini yarattı :)

"Eğer şu olursa, bunu yap" komutları sizi bekliyor

  • 0

http://senin.12m.in/gelecege-zamanli-e-posta-gondermek adresindeki yazıma ek olarak, çok daha gelişmiş bir şekilde, belirli tetikleyicilerle ateşlenen belli eylemler yaptırabildiğiniz “if this, then that” yani ifttt.com var. “İFT” diye okuyorlar kendilerini. Hayvan gibi özellik sunuyorlar. İnceleyin ;) https://ifttt.com/wtf

Image001

Kısaca, örneğin facebook’ta bir fotoğrafta etiketlendiğinizde size bir SMS gönderebilir veya Foursquare’de checkin yaptığınızda istediğiniz bir Facebook durum mesajını gönderebilir gibi işler yapıyor.

Eğer “şu olursa”, “bunu yap” mantığı ile çok değişik örgüler kurabilirsiniz! Güzel ve pratik uygulamalarınızı yorumlara yazın, bizler de faydalanalım ;)

Geleceğe (zamanlı) e-posta göndermek

Bazen kendinize hatırlatma olarak veya düzenli işleri anımsamak için e-posta atmak isteyebilirsiniz. Ancak bu e-postanın tam da ilgili zamanda gelmesi daha güzel olacaktır. Örneğin, okuldaki gruba bir seminar veya sınav zamanını hatırlatmak adına, dönemin başından sınav tarihi belli olunca “Yarın sınav var, T cetvelinizi unutmayın” tadında e-posta gönderebilirsiniz. Bu e-postanın tam da sınav öncesi gruba ulaştığını düşünsenize...

İşte http://www.boomeranggmail.com/subscriptions_video.html adresinde bu işin kolayını bulabilirsiniz. Direk fiyatı (ücretsiz modu var, merak etmeyin) ve nasıl çalıştığını anlatan sayfayı ilettim size.

Kelebek meraklılarına Kelebekia

Sinpaş Yapı bir proje hazırlamış, geçtiğimiz sene de hazırlamış. Ben ancak gördüm, detayları burada:

http://www.sahibinden.com/projeler/sinpas/kelebekia-sancaktepe/

Fotoğrafını da sahibinden’den aşırıp koyuyorum buraya:

Image001

Kelebeklere bayılan bir arkadaşım var mesela, bir çok aksesuarında kelebekle karşılaşabiliyorsunuz. Belki de sırf evinin balkonundan kelebek manzarası görecek diye almak isteyenler olabilir :)

Her şey bir yana, ben de sevdim şöyle bir fotoğrafına baktığımda :) Bir dahaki projede bina kelebek şeklinde olsun, kanatlarında, yok yok, anteninde ben oturacağım :)

Dünyada neler oluyor bilmek için

  • 0

Bazen her şeyi yakalayamayabilirsiniz. Belki ilgi alanınızda değildir, belki de vaktiniz kısıtlıdır. Ancak aşağıdaki gibi oylamalar size gündemdeki yenilikleri bir arada süzerek toplayan yegane yerdir:

http://crunchies2012.techcrunch.com/vote/

Misal, aynı şekilde webrazzi de beni ekobilet.com ile tanıştırmıştı...

grupfoni ve driveyoyo

  • 0

Grupfoni de Driveyoyo’da bir daha gözüme görünmesin. Neden mi? Çok basit. Grupfoni’den bir kampanya çıkmışlar, yıllık kart dahil, ilk araba kirası dünyanın parası yerine 55 TL’ye diye. Hemen aldım heveslenerek. Diyor ki, 26 Aralık ile 15 Mart arasında geçerlidir. Benim “Günün fırsatı gerçekleşiyor” diye aldığım e-postanın tarihi ise 27 Aralık 2012. İçinde fırsat kodum da var.

Ben de gittim, Ocak ayı içerisinde Palladium’daki kiosk’a kampanyam olduğunu söyledim. Üye olmam gerektiğini söyledi kart almak için. İyi, orda sağolsun interneti vardı, formları doldurdum, üyeyim. Ama sistemde baktı ki ödeme yapmamışım. Aradık, yardım istedik, kredi kartı girilecek yerde kod alanı olmalı, onu doldurun dediler. Geri gelerek baktım ki böyle bir alan yok. Neyse, o gün YOYO’dan başka işlerim de vardı, kaldı öyle. Ardından aradım, siz geç kalmışsınız dedi müşteri hizmetleri. Neyine geç kalmışım? Kupon kodu geleli 2 hafta bile olmuyor! E-posta istedi gönderdim bana gelen bilgileri, buyrun manual girin kodumu diye. Ses yok YOYO’dan. Aradım, agrasif bir genç, 5 gün içinde girecektin, girdin mi diye çıkıştı bana. Dedim nerde 5 gün? Ver kontağını atayım da gör moduna girdi. Sen ver ismini de atayım ben e-postayı diye bozunca veremedi ismi, [email protected] adresine atın diye geçiştirdi. Attım. E-postamı da, grupfoni açıklamalarını da, daha önce attığım e-postayı da gönderdim.

Peki nedir bu driveyoyo? Yurtdışından gelmesini istediğim sistemlerden birisi bu. Belli noktalarda ortak kullanımda var, kartınızla arabaya atlayıp kullanıyorsunuz bir güzel, sonra başka bir noktaya bırakıyorsunuz. Nedir avantajı, araba kullanıyor, uygun fiyatla geziyorsunuz. Peki driveyoyo nasıl ücretlendiriyor? Araba kirası günlük 110 TL alıyor, ama benzini, sigortası, kaskosu içinde. Lakin, gittiğiniz her km için 50 kuruş alıyor. Zaten en fazla yakacak arabanın yaktığı benzin parasını fitil fitil alıyor. Yani her türlü zarardasınız. Kasko, sigorta filan da bi miktara kadar, sonrasında siz sorumlusunuz hasardan (bildiğim kadarıyla). Eh, geriye bir test test-drive için denerim, 5 bin devrin altında kullanmam, yaktırırım arabaya bu kadar benzin diyorsanız, size uyar.

Onun yerine carpuzz.com var, buyrun çok uygun ve çok daha avantajlı.

Döndüm konuya; driveyoyo.com ve grupfoni.com bu kampanya beceriksizliği için (koordinasyon eksikliği ya da bilgilendirme eksikliği) müşteri kaybettiler. Arkadaş, fırsat koyuyorsun, ben üye yapayım, gelir kullanmaya devam eder diyorsun, sonra parayı vermiş adama, süren geçti, bas git arkadaş diyorsun. Ben de salak müşteriyim ya, halen yahu ben fırsat almıştım, kullansaydım filan diye driveyoyo istiyorum. Müşteri hizmetlerindeki çalışanlar beni istemiyorsa, ben niye muadillerinin en pahalısı olan sistemi isteyeyim! Şimdi bakalım grupfoni iade isteyince nasıl zorluklar çıkaracak bana...

Küstüm, oynamıyorum.

Not: Carpuzz, senin sayende Smart’la keyifli turlar attım, reklam modelin de çok akıllıca, yolun açık olsun!

Kapalı mutfak

Demedi demeyin, bak buraya yazıyorum! Nasıl cep telefonlarında ufalıp “cep”e girebilmek marifetten, bir anda büyümeye başlayıp, tabletleri tetikleyip, kendisi de tablet boyutuna geldiyse – ve en önemlisi, artık bir cep telefonuna 3000 (#yalnızcaüçbin#) lira verilebiliyorsa, 1200 liralık bir telefon uygun diye konuşuluyorsa – konutta da halimiz bu olacak. Bir projeye göre “kapalı mutfak” 215+ metrekare olan hayvani daireye özel bir nitelik. 1+1’lere 200bin lira vermeleri normal görmeye başladık bile, ah İstanbull ah...

Benim banliyödeki ucuz evime laf edin siz. Kapalı mutfak, 3+1, site içi, denize 1 dakika, e5’e 3 dakika, havalimanına 5 dakika vs. diye sıralasam, oha hangi projeymiş dersiniz ama...

Ücretsiz ABD Telefon Numarası Almak

  • 0

Merhabalar! Uzun zamandır beni epey yoran prosedürü sizlerle paylaşmak istedim. Bir çok sebepten dolayı bir yurtdışı numarasına ihtiyaç duyabilirsiniz. Özelillekle sizi USA’den aramak isteyen olursa (unlimited minutes oluyor oralarda) ücretsiz arayabilir ;) Siz Skype vs. yerine bilgisayarınızda bir SIP uygulamasında olursunuz, karşı taraf şebekeyi kullanıyor olur, Skype’e göre (bence) daha kaliteli bir sese sahip olursunuz. Şimdi, yeni ve ÜCRETSİZ numaranıza kavuşmak için aşağıda adımları kullanabilirsiniz.

1.    Callcentric.com ‘a girerek ücretsiz üye olun.

Image001

2.    Size e-posta gelecek, ona bakıp onaylayın.

Image002

3.     Gelen sayfada son bilgileri doldurarak üyeliği tamamlayın.

Image003

4.    Welcome deyince Go to My Callcentric (sağ alttaki) seçeneği ile turu atlayın.

Image004

5.    Gelen ekranın sol üst kısmındaki bilgiler önemli, not alın.

Image005

6.    Yeni bir sekmede http://phone.ipkall.com/adresine girin.

7.    Gelen formu aşağıdaki gibi doldurun e-posta adresi ve parolayı CallCentric’te kullandığınız ile aynı doldurun.

Image006

8.    Aşağıdaki onay sayfası görüntülenecek:

Image007

9.    Gelen e-posta da sizin cep telefonu numaranızı içeriyor olacak:

Image010

10.                      Şimdi bir SIP uygulaması yükleyerek numaranızı test edebilirsiniz. Express Talk uygulamasını bağa tıklayıp indirin ve yükleyin. Ayarları aşağıdaki gibi olmalı:

Image009

11.                       Kendinizi arayınca bilgisayarınızda telefon çalacak, yeni ABD numaranız hayırlı olsun ;)

Turkcell Statune

Daha cep telefonunun ilk çıktığı zamanlarda mirc, ICQ, MSN diye giden furyada status’ler vardı. Meşgulüm, müsaitim, dışardayım vs. gibi. Cep telefonunda da böyle şeyler olmalı diye o yıllardan beri düşünürdüm. Sonra ÇalarkenDinlet mi ne diye bir hizmet çıktı, kendi kaydını da yapabiliyordun, heh dedim, buna “şimdi sinemadayım” diye sesini kaydet kullan. Ama o şekilde düşünülmemişti. Neyse, yıl oldu 2013 ve ben sonunda bu isteğimin gayet güzel bir şekilde yapıldığını gördüm: Turkcell Statune.

 

Uygulamaya giriyorsunuz, bir çok seçenekten kendinize uygun olan durumu seçiyorsunuz, ister belirli bir süre boyunca, ister sınırsız olarak statune olarak belirliyorsunuz. Sizi arayanlar da ne durumda olduğunuzu telefon çalarken duyuyor. Tabii siz de uygulama üzerinden ne dinleteceğinizi önceden duyup, kararınızı ona göre veriyorsunuz...

 

Aşağıdaki adresten Android veya iDevice için indirin, keyfini sürdürün :) Favori statune’üzü yorumlara yazmayı unutmayın :)

 

https://itunes.apple.com/tr/app/statune/id579587490?l=tr&mt=8

 

https://play.google.com/store/apps/details?id=fourplay.statune

Insanlık ölmemiş

  • 0

229612471

Haftasonu geç saatte Beşiktaş'ta şöyle bir manzarayla karşılaştım: soğuktan ve yağıştan kaçıp durağa sığınmış bir sokak köpeğinin üzerine bir atkıyı battaniye niyetine örtmüşler...

Tabii keşke sahiplenilseydi de sıcak bir yuvada uyusaydı... Yine de, içim ısındı bu manzara karşısında...

Yandex Trafik Haritası Nasıl Çalışıyor

  • 0

Hayatta yapacağım şeyler vardır, bunlardan bir tanesi de her şeyi bilmek! O yüzden sürekli öğrenmeye devam ediyorum, hiç bir zaman “çoğu” şeyi bilemeyeceğimi bilsem bile (iyi bak, bişiy daha biliyomuşum). Güncel zamanda öğreneceğim dediğim vakit ayıramadığım merak konularımdan biri Yandex Haritalar’daki trafik yoğunluğu özelliğinin nasıl çalıştığıydı. IBB Trafik’in çalışma teknolojisini de merak ediyorum ama belediye lan bu, kamera, hız sensörü vs. yerleştirmiş zaten, donanımı belli... Peki ya yandex? Real-time çünkü bunlar, canlı kanlı, öyle bir kere kameralı arabayla yola çık, arşivle göster (panaroma/street view) değil ki bu...

3 basit kelime yazdım Google’a: yandex, traffic, how... İlk site: http://company.yandex.com/technologies/traffic_jams_technology.xml olarak geldi karşıma. Girdim okumaya başladım ki, bir de ne göreyim, aslında hepimiz birer Yandex çalışanıyız! Açın cep telefonunuzdaki Yandex uygulamasını, Ayarlar’a girin, altında, “Trafik durumunu yayınla” diye bir seçim kutusu göreceksiniz. La, bildiğin ben cepten hızımı gittiğim yeri, trafik durumunu söylüyormuşum, haberim yok... Yandex de sisteminde gelen verileri akıllı bir şekilde derleyip, bütün ara sokakların trafik bilgilerini aktarabiliyor bizlere. Zaten trafiğe çıkan insan nerede trafik var, nerede yok, bakayım diyor; cep telefondunda veri servileri açık, GPS de açık... Yandex size elindeki trafiği gösterirken, siz de karşığılında Yandex’e verinizi gönderiyorsunuz aslında. Söylediklerine göre tamamen “gizli”.

Image001

Ayrıca yoğun şehirlerdeki (İstanbul dahil) trafik yoğunluğu 10 üzerinden bir skala ile verilmekte: 0 akıcı trafikken, 10 duran trafik manasında. Bu skalayı da yerel yapmış Yandex, Saint Petersburg’daki sürücünün 6 puanlı trafikte harcadığı zaman ile Moskova’daki motorcunun 5 puanlı trafikte harcayacağı zaman aynı olabilir diyor...

Amazon'dan mizu.com

  • 0

Amazon yatırım aldıktan sonra çiçeksepeti.com mizu.com’u ortaya çıkartmış. Webrazzi ödüllerinde aday olarak görünce açtım baktım, parfüm, takı, saat gibi ürünler var. Issey Miyake alıyordum bir süredir, piyasada EDP’si yoktu. EDT vardı. O da tuvalet, bu da parfüm gibi geyik yaparken duş jeli ve vücut losyonu ile set olarak buldum. Fiyatı cidden makul. Biraz araştırmaya devam ettim ve gördüm ki, fiyatı harbiden makul. J

Hemen sipariş verdim, kullanıcı dostu bir kullanımı var, her aradığımı ilk seferde bulamasam da en fazla ikinci baktığım yerde buldum, standartlara uymuşlar, kullanımı açık ve net olmuş. Kargo da ücretsizdi (200 TL’ye yaklaşan bir ürün olduğu için olabilir). Dün öğlen saatlerinde satın aldığım ürün için önce “siparişiniz hazırlanıyor” dedi, ardından aldığım bir eposta ile siparişiniz gönderildi cevabı geldi.

Güzel de bir tasarım yapmışlar. Ne kadar sürecek hazırlık acaba derken ben, 2-3 gün dedikleri için en az 2 sürer İstanbul içi diye düşündüm... Ancak,

Akşama siparişi kargoya vermişlerdi bile. Sonrasında rahatlıkla kargo takibi yapabildim, ancak bana 800 metre uzaktaki Yurtiçi Kargo şubesi belirli günlerde teslim ediliyor diye elinde tutuyor kargoyu. Şube telefon açmıyor, 444 beni 28 dakika bekletti açmıyor, Yurtiçi Kargo gözümden facia şekilde düştü. Dandik dediğimiz kargolar bile daha iyi hizmet veriyor. Mizu, alternatif kargolara yönlenmeni tavsiye ederim...

Image001Image002Image003Image004

GastroClub - Only for Foodies (GastroClub ile tanışıyoruz)

İşteyken “kargonuz vari” diye bir haber geldi e-posta kutuma. Yükte hafif, kârda ağır bir şeyi teslim ettiler. Heyecanla açmak istedim ama blog sahibi olmanın verdiği sorumluluk ile bu heyecanımı dizginledim, önce güzel faremin de reklamını yapabilmek için seti hazırladım ve denklanşöre bastım. Aşağıdaki gibi bir poz çıktı (aslında mouse’u adresi ve ismimi kapatmak için bulabildiğim ilk nesne olarak kullandım:))

Image002

Bir kaç farklı poz daha aldıktan sonra “Am I a foody?” diye sordum kendime... Only for foodies diyordu zarfın üzerinde. Ama aynı zamanda benim de adım vardı zarfta, demek ki ben de öyleydim! Dolayısıyla zarfı açtım ve içinden yine FOODIES için özel olduğunu söyleyen bir kuşe kağıt çıktı. Allah Allaaah, emin misin, son kararın mı der gibi, ONLY FO FOODIES no one else is allowed tadında konuşuyor halen... Öyle miyim acaba diye düşündüm tekrar;

Image006

Ancak artık geri dönüş yok, hemen kat yerinden ayırdım bakalım içinde ne cevherler yatıyor... Aşağıda görebileceğiniz gibi sunum gayet yerindeydi. Ancak kart üretiminde biraz ucuza kaçılmıştı sanki, kağıdın (kuşe dedim ama pek anlamam, parlak, kalınca bir kağıt) üzerinde gri partiküller gözüme çarptı. Sonra hemen anladım ki bastıkları kartın kabartmalarının o gri kısımlarından dökülmeler oluşmuş. Detaycı olduğum için göze çarptı belki, o kadar da önemsenecek bir şey değildi tabii. Aslında aşağıda ismimi süper Paint yeteneklerim ile kapattım (hayır yukarıda fare kullandım, aşağıda gösterirsem dikkatli kullanıcılarım yaptığım şaşkınlığı hemen anlar diye). O isim kısmından uçuşmuş mikro parçaları görebiliyordunuz. Buradan GastroClub yönetimine sesleniyorum, bu bütün kartlarda varsa basit bir fırçalama ile giderilebilecek bir durum... Boşuna imaj zedelemesin :)

Sevgili Gastronom diye hitap etmiş bana, foody miyim değil miyim derken Gastronom oldum. Neymiş acaba demeye kalmadan “lezzetli restoranlar, lezzetli yemek yemeye bayılıyorsunuz” diye ilave etmiş. Hah, e tabi yaa, ben de bi Gastronom’um. Gastronomi okumadım ama Gastroloji’ye ilgim var, Balık burcuyum mesela ;P

Image008

Efendim, kartı yapışkanından ayırıyorsunuz ve klasik bir kredi kartı gibi indirim kartınızı cüzdanınıza atıyorsunuz. E attım ben de tabii, ama atarken bir okuyayım kağıtta neler yazıyor deyü. Eğer fotoğraftan okunmuyorsa yorumlara yazın, metni buraya da ilave ederim. Ama dikkat çeken noktalarını söyleyeceğim; özel şoför hizmetinde indirim güzel bir detaydı, GastroParty ise tam ne olduğunu anlamama rağmen bir ailenin üyesi olduğumu ve Party edeceğimizi hissettirdi bana :) Elbette ki arkadaşını getir, sana kıyak yapalım seçeneği de vardı. Dolayısıyla buradan okuyanlar bencillik yapmasınlar, benim referansımla gidip kartlarını alsınlar.

Ben şu ana kadar aldığım postalardan (aşk mektuplarım hariç) çıkan metinlerden hiç birini böyle keyifle okumamıştım, yerinde bir uzunlukta, okunaklı tavırda, akıcı üslupla, layık puntosuyla GastroClub kartı güzel anlatmışlar, tebrik ettim.

Şimdi “GastroClub üyeliğiniz afiyet olsun...“ yazısı beni acıktırdığı için ilk gideceğim mekanı merak etmeye başladım. Bu indirim kartı ile yaşadığım deneyimleri de sizlere birer birer anlatacağım a dostlar. Hatta spoiler vereyim, bu yazıyı yayınlayana kadar bi iki mekana gittim, yimeklerimi yedim. Mantı yazısı yakında geliyor.

O kadar güzel gökkuşağı düşürmüşüm üzerine, kartı dik, zarfı çapraz çekmişim diye gösteriyorum size aşağıdaki fotoğrafı ;) Yoksa kat izi ve dökülen parçaları daha detaylı göresiniz diye değil.

Image010

Sonuç olarak maddiyata değil maneviyata bakıyoruz ve yalnızca GastroClub kartı göstererek TÜM MASAYA sunulan indirimden yararlanıyoruz, çok yemek yiyerek, kartın parasını daha kısa sürede çıkartıyoruz ;)

GastroClub ile tanışma yazınız afiyet olsun :)

Zappos seviyesi müşteri hizmetleri

Böyle bir jargon var, zappos-level customer service diye. Neden mi? Adamlar dikkat ediyor müşteri ilişkilerine de ondan. Önemsiyorlar, şirket değil, bir aile gibiler. Mega aile :P

http://articles.businessinsider.com/2012-01-09/news/30606433_1_customer-service-zappos-center-services adresinde bahsi geçen bir haberden alıntılar yapmak istiyorum sizlere. Bi kere zappos call center çalışanlarını ABD’de tutuyor ki bu ciddi bir maliyet demek. Sonra şu efsanelere bakın;

2011’de bir kadın Zappos’tan ayağına uygun ayakkabıyı bulabilmek için 5 farklı ayakkabı siparişi veriyor. Malesef ağır ilaç tedavisi sonucu ayakları yıprandığı ve hassaslaştığı için nasıl bir ayakkabının rahat edeceğini bilmediğini ifade eden kadına Zappos zarif olarak lily ve güllerden oluşan kocaman bir buket gönderiyor. http://consumerist.com/2011/01/zappos-customer-service-reps-kindness-warms-our-cold-hearts.html

Mart ayında, Zappos’ta model tükendiği için, ilgili müşteri hizmetleri temsilcisi rakip bir mağazaya giderek (bildiğin, yayan giderek) Vegas’ta Mandalay Bay Hotel’de kalan kadına ayakkabı tedarik ediyor. http://www.practicalecommerce.com/articles/2662-The-Zappos-Effect-5-Great-Customer-Service-Ideas-for-Smaller-Businesses

Aynı yıl, ayakkabısız kalan sadıca (best man ne oluyordu?) anında kargo (overnight, ertesi gün ulaşan) ile ücretsiz bir çift ayakkabı gönderiyor. http://consumerist.com/2011/05/zappos-saves-best-man-from-going-barefoot-at-wedding.html

Bi de gaza gelip Masaçuset’teki OGS’leri cepten vermiş... http://consumerist.com/2011/11/23/zappos-gets-in-the-holiday-spirit-pays-tolls-on-section-of-massachusetts-turnpike/

Ayrıca, Zappos çalışanlarının telefon görüşmesi için konuşmaları gereken kalıplar yokmuş. http://www.businessweek.com/magazine/content/05_49/b3962118.htm Her işe başlayan uzun süre (haftalarca) eğitimden geçtiği için zaten buna da pek gerek yok gibi, değil mi?

Welhasıl, eğer Zappos denirse, müşteriye olan ilginin dorukta olduğunu biliyorsunuz artık.

Güzel bir aksesuar (cep telefonları vb. için)

Uzun süredir bir ürünü bu kadar beğendiğimi hatırlamıyorum. Nedense tarif edemediğim bir his yarattı içimde. Video'suna buradan bakabilirsiniz:

 

[youtube http://www.youtube.com/watch?v=NVNp2nCB7xw]

Şehirlerarası yolculukta güneş nereden geliyor dikkat edin - obilet.com

  • 0

Webrazzi ödüllerini gezerken rastladığım bir otobüs bileti sitesi tek bir detayla beni tavladı... obilet.com bir çok otobüs firmasını bir araya toplamış. Girdim siteye, İstanbul’dan Ege’ye bir turlayayım dedim. Oraya mesajı yazmış; 10’dan önce güneş soldan, sonrasında sağdan vurur diye. Bu inceliktir, zerafettir, aferim, başarı detaylarda saklı... Ha başkaları da bunu yapıyorduysa ve benim haberim yoktuysa o benim odunluğum J

Image001

Uluslararası İletişim: Viber

  • 0

Favori iphone/android uygulamam. Renginden ötürü mü bilmiyorum ama işe yarar, kaliteli konuşma sağlar... Kalite konusuna değineceğiz. Hatta belki bi skala yapar, bütün uluslararası iletişim aygıtlarını farklı alanlarda puanlarız.

Uluslararası İletişim: Rebtel

Uuu, bak bu favorim, aptal telefonunuz varsa bile kullanabiliyorsunuz hem de. Detaylıca anlatacağım, ayrıca bi “referral” linki de vereceğim, üye olurken o bağlantıyı kullanırsanız bana da ücretsiz konuşma hakkı veriyor, bak o kadar tanıştırdım sizi Rebtel ile yapmaz mısınız bana bi iyilik. Söz ilk sizi arıycam J

Hatta şimdiden bağı paylaşayım, ben siteye dalar keşfederim zaten diyenler için: http://www.rebtel.com/u/01091329415

Uluslararası İletişim: Skype

Yok artık! Bu saate size Skype anlatmamı mı istiyorsunuz? 2011’de Microsoft aldıktan sonra bi de...

Anlatıcam tabii, rezerve etmek için karalıyorum şimdi bunları. Review gelecek!

Uluslarası İletişim - Intro

Bir tanıdığınız yurt dışına mı çıktı? Sevgiliniz Erasmus’ta ya da ailenizin bir ferdi tatilde mi? İşi gücü bırakıp o beklenen tatil için yurtdışını mı seçtiniz? O zaman iletişim sıkıntısı yaşayabileceğinizden emin olun!

Ancak bu yazı dizim sayesinde artık bir çok ülkede çok uygun şekillerde konuşabiliyor olacaksınız. İlk önce sizi uyarmak istiyorum, bu yazı dizisini okuduktan sonra artık sadece internet üzerinden iletişime geçiyor olabilirsiniz. Özellikle evde ve işyerinde kablosuz interneti olan ve bir akıllı telefona sahip okuyucularım umarım internetin bu çıkarlarından faydalanırlar.

Peki öyleyse, hadi başlayalım. İlk önce “study case” olarak USA sınırlarına çıkmış bir tanıdığınız olduğunu düşüneceğiz ama bu esnada size internet üzerinden konuşmaya/yazışmaya kısacası iletişim kurmaya yarayacak araçları anlatıyor olacağım. Nasıl kuracaksınız, nasıl kullanacaksınız, hileleri nelerdir?

Hadi başlayalım!