iPhone 6'ma iOS 11

  • 0
Beta sürümü çıkmış didiler, geç kalmışım denemekte dedim ve Eylül 14'te başladım kullanmaya. Beta 3 sürümüydü sanırım, Release Candidate deniyordu eskiden, o olsa gerek.

Efendim, artık herkese çıktığına göre en beğendiğim noktalarını saymamda sakınca yok:

Facetime araması yaparken o KULAK TIRMALAYICI dırıdırıdırdıırdırı sesi biraz yumuşatmışlar. Oh ya, neydi o öyle kaç sürümdür.

Control Panel mi deyolar, o alttan çıkan, pardon bi türlü çıkamayan panel, biraz daha artistik olmuş, özellikle ışık açmak ve kapatmaya yarayan sliderları beğendim. Müzik de tek panelde toplanmış sanki, ben iki sayfa olmasını beğenmiyordum.

Neleri mi beğenmedim?
Klavyeyi kapatmak konusunda ve Messages uygulamasında yazıların üzerine çıkması konusunda sıkıntılar var. Beta olduğunu düşünüyorum ama release sonrasında da devam etti.

Yazı karakteri mi diyim, boyutu mu diyim, çok GOCUMAN. Az ufalt hele, kör değiliz çok şükür. Ayarlara baktım, başlıkları orantısız büyük yaptıkları için, font-size'ı küçültsem bişiye benziyo ama bu sefer normal yazılar çok ufalıyor.

Files! Oh be, sonunda gerçekten akıllı bi cihaz olma yolunda büyük bi adım attılar. Dosyalarıma ulaşabileyim yav.


Sonuç?
10.3.2'ye geri dönüyorum, biraz daha çalışsınlar üstünde, o zamana kadar facetime ararken kolumum mümkün oldukça gerip telefonu uzakta tutmaya devam ederim.

Bu arada, yazmayalı paslanmışım, sürç-ü klavye ettiysem affola.

Netflix: Download & Go!

  • 0
Blendax mıydı o Yıka ve Çık reklamı olan? Netflix de sonunda Download & Go ile gelmiş. Hoşgelmiş.


Olay ne? Efendim şimdi şöyle, siz de benim gibi iş yerinde "blazing fast" internete sahipseniz ya da yollarda "anlimitıd ama altı gigabayttan sonra yavaşlıyo abi" tripleriyle dizi izleme lüksünden uzaksanız, Netflix'ten izleyeceğiniz bölümleri indirip, sonra offline offline (hem de pil yemiyor izlerken) izleyebiliyorsunuz. 

Üyeliğimi iptal etmiş olsam da, bu özellik gayet güzel bir geri gel daveti olmuş. Zaten "Enjoy Netflix Again" demesi de o sebepten.

Deyrdevıl, flaş ve daha nice boş ama eğlenceli diziler var. Filmler ise kanımca çok geniş bir yelpazeye sahip değil ama Hulu kadar dandik de değil hani şimdi :D

iyi seyirler.

Dünya Kadınlar Gününüz kutlu ol...

Az önce çalıştığım şirketteki bütün kadınları etiketleyerek kısa bir mesaj attım, merak edenler için screenshot'da ekledim.


Daha önceki senelerde de bu veya benzeri mesajları paylaşırdım ama bu seneki tepkiler epey farklı geldi. Altındaki öpücük, kalp, papağan ve kızarık güzlü smiley mesajıma gelen sanal tepkilerden. Ancak esas durum farklı, hissiyat değişik: Böyle bir mesajı beklemiyorlar, 8 Mart'ı umursamıyorlar ve kafaları çok rahat!

Sebebi çok basit, her ne kadar yeni başkan pek bi insancıl olamasa da, yasalarla korunan, kültürle desteklenen bir konumları var. Güçlüler, eşitler, ezilmemişler. Kadınlar, olmaları gerektikleri yerde. Geldiğim yeri düşündüğüm zaman nasıl üzülüyorum bilemezsiniz.

Sevgilim daha yeni paylaştı, Kadın Haklarında 130. sırada mıymışız neymişiz, yahu "insan" haklarını çözememişiz daha, kadına/erkeğe mi sıra gelicek... 

Annemin, kardeşimin ve diğer güzel insanların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlarım! Muasır medeniyetler seviyesinde görüşmek üzere, esen kalın.



2 Cars oyununda 50 yaptım!

  • 0
Ve video dünyasına ilk adımımı attım. Oyunları merak ederek indiriyor ve oynuyorum. Madem öyle, sizinle de paylaşayım, bari işe yarasın istedim. 2 Cars oyunundaki ilk 15 dakikamı (tamam bi ısınma dönemi olmuş da olabilir tabii öncesinde) aşağıdaki videoda paylaştım:

Çevrimiçi özçekimi

  • 0
Bazen TDK'yı anlamakta güçlük çekiyorum. Özçekimi ne kadar sevmediysem, çevrimiçi'ni de o kadar sevmemiştim aslında. Selfie konusunda çok geç kaldıkları için hatalıydılar. Selfie diye ananelerin bile zihnine yerleştikten sonra sen ne çıkıp da "özçekim" diyosun ki, sana "selfi" diye Türkçe okunuşunu kabullenmek düşer sadece. Otomobil.

Neyse, esas konuma döneyim, çevrimiçi. Neyi çevirdin? Dial-up zamanından kalma bi laf. O modemin nostaljik sesini hatırlarsınız herhalde. Aha girdi bu sefer, tamam bu sefer! İşnet, 146, doruknet, ixir. Ah o ixir süperdi ya :) Çevrimiçindeyim, çevirdim, içerdeyim, bu olması lazım mantığının. Üstünde düşünmedim, belki daha mantıklı açıklaması vardır ama benim seçimim çok daha iyi, hemen paylaşayım (bunca yıldır neden paylaşmadım bilmiyorum):

I'm online diyosun di mi, "çevrimiçiyim" demek yerine, "alo, orda mısın, hat düştü galiba"lardan bileceğimiz "hatta olmak" neden kullanılmasın ki? I'm online = hattayım. 

-Hatta mısın? 
+Evet abi, hadi gel oynayalım. 

+Hattayım arasana. 

+Hatta görünüyorsun, yazıyorum gelmiyo mu?

Gibi gibi. Hatta ve hatta (şapkalı a, hattağ), karışır derseniz cümlenin gelişine göre pek karışacağını sanmıyorum yav. Karışsa da canınız sağ olsun, yeter ki çevrimiçi olun.

PS. E-posta'nın tiresi halen duruyorsa onu da kaldıralım gençler, bi el atın.